İslam coğrafyasındaki etnik grupların içerisine ayrılıkçı tohumlar ekmeye çalışan Batılı ülkeler kendi içlerinde bir araya gelerek refaha kavuştu. Türkiye ve İslam ülkelerindeki problemlerin çözümünün “bölünerek” çözüme kavuşacağı algısı oluşturmaya çalışan Hristiyan dünyası, kendi aralarındaki kadim düşmanlıkları ise bir araya gelerek çözüme ulaştırdı. 1861 ve 1865 yılları arasında Kuzey ve Güney diye ikiye bölünen ve 600 bin kişinin ölümüne sebep olan Amerikan iç savaşı tarafların bir araya gelip Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) kurmasıyla son buldu. Uzun yıllar boyunca mezhep ve etnik savaşların pençesinde kıvranan İngiltere ise Birleşik Krallık çatısı altında refaha erdi. Birbirleri arasında iki büyük dünya savaşına tutuşan Avrupalı Devletler de 1951 yılında bir araya gelerek Avrupa Birliği’nin temelini attı. 1993 yılında resmen kurulan AB ile birlikte Batılı ülkelerin birçok problemi çözüme kavuştuğu gibi ekonomik zenginlik ve refah da geldi.
TEK ÇIKIŞ NOKTAMIZ: VAHDET
Akit’e konuşan İslam Dünyası STK’ları Birliği Genel Sekreteri Ali Kurt, İslam alemindeki problemlerin yegane çözümünün bir ve beraber olmaktan geçtiğini belirterek, “Önümüzde çok problem var ama tek bir çıkış yolumuz var o da birlik ve beraberlik. Yani vahdet. Her ölçekte bu birliği tesise etmeye muhtaç ve mecburuz” dedi. Ümmet arasında büyük bir kardeşlik bağı olduğunu vurgulayan Kurt, “Belki yönetim ekseninde bazı çatlak sesler olsa da ümmet arasında inanılmaz bir kardeşlik bağı var. Dünyanın her yerinde biz bunu görüyoruz. Bizler tek bir ümmet tek bir millet olmanın mensubiyetini yaşayan insanlarız” dedi.
EMPERYALİSTLERİN İŞİNE GELİYOR
Ümmetin dağınıklığının emperyalistlerin işine geldiğini belirten Kurt, “Bugün ümmet maalesef olabildiğince dağılmış durumda. Karşımızdaki uluslararası güç odakları bizim dağılmamızda büyük menfaatler sağlıyorlar. Bizdeki ayrılıkçı hareketleri körüklüyorlar. Güç odakları kukla devlet yapılarını ortaya çıkardı” ifadelerini kullandı. Gönül coğrafyasını birleştirmenin şart olduğunu kaydeden Kurt, “Peygamberimiz bugün başımızda olsaydı bu suni sınırlar aramızda olur muydu? Real politik olarak bu sınırlar kalkmasa da gönül coğrafyamızdan bu sınırları kaldırmalıyız. Bu da ancak her alanda iş birliğiyle olur” şeklinde konuştu.
FİKİRDE VE GAYEDE BİRLİK
Araştırmacı yazar Ercan Çifci, “Bugün Amerika’ya bakıyorsun birçok eyaletten oluşmasına rağmen aralarında bir birlik var. Yine Avrupa, Rusya ve Çin, bu ülkelerde birçok millet ve eyaletten oluşmasına rağmen bir birlikte bir hareket söz konusu. Ama aynı durumu İslam coğrafyası için söyleyemiyoruz” dedi. İslam coğrafyasındaki dağınıklığın nedenini Batılılar olduğunu belirten Çifci, “Batı 1700’lü yıllardan başlayarak İslam coğrafyasına soktuğu fitne, kışkırttığı fikir ayrılıkları, öne çıkardığı muhteris kişilikler aracılığıyla Müslümanların bir araya gelmesini imkansız hale getirdi. Bugün İslam coğrafyasında Müslümanları bir araya getirici ideolojik bir dünya görüşü eksikliği var. Hedefte birlik, gayede birlik, fikirde birlik, coğrafyada birlik, nefret kutbunda birlik, muhabbet kutbunda birlik; bunlar oldu mu vahdet tamamdır” şeklinde konuştu.